Ağaç Kurdu
Akrep
Bit
Çekirge
Çıyan
Deri Böceği
Fare
Gümüş Böceği
Güve
Hamam Böceği
Alman Hamam Böceği
Amerikan Hamam Böceği
Oryantal Hamam Böceği
Kalorifer Böceği
Karasinek
Karınca
Kene
Kulağa Kaçan
Mite (Toz Akarı)
Örümcek
Pire
Salyangoz
Sivrisinek
Siyah Halı Böceği
Tahta Kurusu
Tatarcık
Tespih Böceği
Yaban Arısı
Yılan
Alışveriş Merkezi İlaçlama
Araç İlaçlama
Bahçe İlaçlama
Dersane İlaçlama
Okul İlaçlama
Ev İlaçlama
Fabrika İlaçlama
Fırın İlaçlama
Hastane İlaçlama
Mağaza İlaçlama
Otel İlaçlama
Pastane İlaçlama
Restaurant İlaçlama
Yurt İlaçlama
Yuva İlaçlama
Kalorifer böceği Kulağa kaçan Bit Çıyan Ev faresi Güve Hamam böceği Profesyonel ilaçlama Karınca Toz akarı (mite) Böcek ilaçlama Tahta kurusu Yaban arısı YılanBit ilaçlama
![]()
Böcek ilaçlama
Böcek ilaçlama çok ciddi bir iştir. Çünkü böcekler insanların hayatını olumsuz bir şekilde etkileyen canlılardır. Böcek dediğimiz haşereler dünyanın her kısmında ve her ülkesinde yaşamaktadırlar. Her böceğin kendine has özeliği vardır. Bu bakımdan her böcek ile mücadele etme şekli farklıdır. Böcek ilaçlamada kullanılan ilaçlar her böcek çeşidi için farklıdır. Bunun için böcek ilaçlaması için ilaçlama konusunda eğitimli olmak gerekir.
Böcek ilaçlama ile yıllardan beri mücadele vermekte olan bir ilaçlama şirketi olarak 1990'lı yıllardan beri tüm müşterilerimize ilaçlama konusunda hizmet sunmaktayız. Böcek ve haşereler insanlara yaşamı boyunca birçok hastalık bulaştırmakta ve insanların besinlerine ortak olup insanlara zarara verirler.
Böcek ilacı olarak kesinlikle dışardan rast gele ilaçlar alıp ilaçlama yapmamak gerekir. Böcek ilaçlamada dikkat edilmesi gereken konular;
Böcek ilacı olarak kullanılan ilaçlar mutlaka sağlık bakanlığı onaylı ilaçlar olması gerekir.
İlaçlama şirketi olarak yasal çalıştığına dair gerekli sertifika ve belgelere sahip olması gerekir.
İlaçlama elemanları mutlaka böcek ilaçlama ve haşere ilaçlama hakkında eğitim almış olması gerekir.
Böcek ilaçlama için alınan randevulara zamanında gitmek gerekir.
İlaçlama şirketi olarak şunu belirtmekteyiz:
Kesinlikle korsan ilaçlama yapan kişilere böcek ilaçlaması yaptırmayın bu hem sizin hem de çevrenizdeki canlıların sağlığını tehlikeye sokar.
Böcek ilaçlama şirketi olarak size önerimiz şudur.
Evinizde böcek ve haşere gördüğünüzde mutlaka bize ulaşın, gerekli bilgiyi alın ve ilaçlama konusunda randevu verin.
Akrep genellikle her hava koşulunda yaşamasına rağmen en çok sıcak ve nemli bölgeleri tercih eder.
Vucutları çok sert olup kuyrukları kıvrık bir şekildedir ve kuyruğunun ucunda zehirli bir iğne vardır.
Taşların altında, ağaç kabuklarının altında ve yer altına kazdıkları yuvalarda yaşarlar. Boyları 2 ile 15 cm arasında değişebilir ve
bu boylarına rağmen ölümcül zehiri vardır. Akrepler çok tehlikeli canlılar olduğu için görüldüğü yerlerin mutlaka ilaçlama yapılması gerekir.
Bu canlılarla bireysel mücadele çok tehlikeli olduğu için Sibel ilaçlama olarak sizlere profesyonel kadromuz ile akrep ilaçlama konusunda en etkili ve garantili şekilde hizmetinizdeyiz.
ANKARA - Zonguldak ve Bartın’da patlak veren hastalıkla ilgili olarak 16 şüpheli vaka tespit edildi. Bu kişilerden sekizinde ‘hanta virüs’ enfeksiyonu olduğu belirlendi. Bir kişi hanta virüs nedeniyle öldü. Beş kişinin tedavileri sürüyor. İki kişi de tedavi sonrası taburcu edildi.
‘Kore Kanamalı Ateşi Hastalığı’na yol açan virüs olarak bilinen hanta virüs, Dünya Sağlık Örgütü’nün dikkatini de çekti. Dünya Sağlık Örgütü hastalıkla mücadele edilmesi kararı alırken, hastalık böbrek sendromlu kanamalı ateş olarak da biliniyor. Hastalıktan, dünyada yılda 200 bin vaka bildirimi yapılıyor ve Rusya’nın güney bölgesi ile Balkanlar’da uzun yıllardır görülüyor.
Fareler bulaştırıyor
Hanta virüs daha çok kemirgenler aracılığıyla taşınıyor. Örneğin pamuk faresi bir hanta virüs taşıyıcısı ve hem kırda hem de şehirlerde yaşayanlar için tehlike yaratıyor. Hastalık hastalıklı kemirgenin dışkısı, idrarı veya salyasıyla doğrudan temas veya soluma yoluyla bulaşıyor. İnsandan insana bulaşmaya rastlanmıyor.
Hastalığın baş ağrısı, hafif ateş, ciltte kanama, titreme gibi belirtileri var. Ancak hastaların üçte birinde hiçbir belirti görülmüyor. Virüs akciğer hastalığı, akut böbrek yetmezliği veya hemorajik ateşi tetikliyor. Kesin tedavisi yok. Aşı çalışmaları sürüyor. Korunma için farelerden uzak durmak, farelerin bulunduğu ortamlarda eldiven kullanıp maske takmak öneriliyor.
Sağlık Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamaya göre şubat sonunda Zonguldak ve Bartın’da ateş, bulantı, kusma ve devamında gelişen böbrek yetmezliği bulgularıyla hastaneye başvuran iki kişide hanta virüs tespit edildi. Benzer bulgularla takip edilen 16 şüpheli vakadan sekizinde de aynı virüse rastlandı.
İlk kez tespit edildi
Bakanlık, Türkiye’de hastalığın ilk kez tespit edildiğini belirtirken konuyla ilgili ekip kurulduğu ve bu ekibin, bölgede hastalığın kaynağına ilişkin incelemelerde bulunduğu açıkladı.
Açıklamada, “Kemiricilerle uygun yöntemlerle mücadele edilmeli. Kemiricilerin atıkları ile kirlenme ihtimali olan yerlerin temizliği toz kaldırmadan deterjan veya çamaşır suyu kullanılarak yıkama veya ıslak bezlerle temizlik şeklinde yapılması gerekmektedir” denildi.
Prof. Dr. Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hanta virüsünün kırım kongo kanamalı ateşi hastalığına neden olan ''Bunyaviridae'' ailesi içinde yer alan bir grup virüs olduğunu ifade ederek, hanta virüsünün 20'den fazla türünün bulunduğunu söyledi.
Virüsün tipine bağlı olarak ''böbrek yetmezliği ile seyreden kanamalı ateş'' veya ''hanta virüs kalp-akciğer sendromu'' adları verilen klinik tablolara neden olduğunu anlatan Öztürk, ikincisinin daha ağır seyirli ve ölüm oranının daha yüksek olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Öztürk, hanta virüsünün fare gibi çeşitli kemirgen türleri aracılığıyla bu kemiricilerin idrar, dışkı gibi ifrazatlarıyla bulaştığını dile getirerek, virüsün insanlara, gıdalara bulaşmış virüsün ağız yoluyla alınması veya çevreye bulaşmış virüsün toz halinde havaya saçılması ve bu tozların solunum yoluyla vücuda alınması yollarıyla bulaştığını bildirdi.
Virüsü taşıyan bir kemiricinin insanı ısırması sonucu da hastalığın insana bulaşabileceğine dikkati çeken Öztürk, hastalığın insandan insana bulaştığına dair bir veri olmadığını ancak hanta virüs ile infekte bir hastanın kan, idrar gibi ifrazatlarının doğrudan mukozalara teması ile hastalığın bulaşabileceğini anlattı.
Prof. Dr. Öztürk, hanta virüsünün ilk olarak Kore savaşı döneminde 1951-53 yıllarında tanındığını ancak daha önceki yıllarda da hastalığın var olduğunu düşündüren bulguların bulunduğunu hatırlatarak, daha sonra ''böbrek yetmezliği ile seyreden kanamalı ateş'' tipinin Avrupa ve Asya'da, ''hanta virüs kalp-akciğer sendromu'' tipinin ise Kuzey ve Güney Amerika ülkelerinde görüldüğünü belirtti.
Hanta virüsünün Rusya'da, Kafkasya'da ve Balkanlar'da da görüldüğünü vurgulayan Öztürk, Rusya'da bu virüsle ilgili vaka sayısının 2009'un ilk döneminde geçen döneme göre 6 kat artış gösterdiğini söyledi.
TÜRKİYE'DEKİ DURUM
İstanbul'da bu tip olguların görülmediğini belirten Prof. Dr. Öztürk, ''Ülkemizde son aylarda Zonguldak ve Bartın'da 16 kuşkulu hastanın 9'unda pozitiflik saptanmış olduğu Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği uzmanları ile Sağlık Bakanlığı'nın ortak çalışmalarıyla ortaya konmuştur'' diye konuştu.
Öztürk, art arda vakalar ortaya çıktığı için hanta virüsünün farkına Türkiye'de yeni varıldığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Hanta virüsünün patlama şeklinde yayılması beklenmiyor. Ancak başta risk altındakiler olmak üzere herkesin alması gereken tedbirler var. Farelerle temas olasılığı daha yüksek olan çiftçiler, hayvancılıkla uğraşanlar, liman işçileri, madenciler ve ormancılar gibi meslek grupları daha çok risk altındadır.
Korunmada en önemli unsur, insanların ev, iş yeri gibi yaşam alanlarında fare ve diğer kemiricilerin kontrolünün sağlanmasıdır. Bu kontrolu sağlamak için böcek ilaçlama ( haşere ilaçlama ) şirketlerine başvurulmaları gerekmektedir. Kemirgenlerle ve bu hayvanların dışkı, salgı ve idrar gibi ifrazatlarıyla temastan kaçınılmalıdır. Isırma veya tırmalama ile hastalık bulaşabildiği için kemiriciler kesinlikle canlı olarak yakalanmaya çalışılmamalıdır. Ölü kemiricilere çıplak elle temas edilmemeli, mutlaka eldiven giyilmeli veya maşa gibi bir araç kullanılmalıdır. Ölü kemiriciler ortalıkta bırakılmamalı, derince açılmış bir çukura gömülmeli ve yapılan bu gibi işlemlerden sonra eller mutlaka su ve sabunla yıkanmalıdır.''
Prof. Dr. Öztürk, yiyecek ve içeceklerin mutlaka kemiricinin giremeyeceği kapalı dolaplarda saklanması, yiyecek ve içecek kaplarının ağızlarının kapalı tutulması, depolanan gıdaların mutlaka yıkanması, pişirilerek yenmesi gerektiğini kaydetti.
Kemiricilerin idrar ve dışkısıyla kirlenmiş yüzeylerden havalanan tozların solunum yoluyla alınmasıyla hastalık bulaşabileceği için temizlikte süpürge, elektrikli süpürge gibi toz kaldıran yöntemlerinden kaçınılması tavsiyesinde bulunan Öztürk, bu tür riskli alanlarda öncelikli olarak yüzde 10 oranında çamaşır suyu katılan su ile nemlendirildikten sonra silme ve yıkama gibi yöntemlerin kullanılmasının doğru olduğunu anlattı.
EL TEMİZLİĞİ
Prof. Dr. Öztürk, ''El temizliğine dikkat edilmeli, riskli yerlere temas sonrasında eller su ve sabunla mutlaka yıkanmalıdır. Hastalara bakan sağlık personeli korunma önlemlerini özenle uygulamalıdır'' dedi.
Hastalığın insandan insana bulaştığına dair bir veri bulunmadığını, bu nedenle hastaların karantinaya alınması gibi önlemelere gerek olmadığını kaydeden Öztürk, ancak hastanın kan, idrar gibi çıkartılarının doğrudan mukozalara teması ile hastalık bulaşabildiğinden, bu hastalara bakım veren sağlık personelinin standart korunma önlemelerine uymasının önerildiğini bildirdi.
Hastalığın kuluçka süresinin ortalama 1-3 hafta olduğunu, bu sürenin sonunda ani başlayan yüksek ateş, üşüme-titreme, halsizlik, yaygın adale ağrıları, baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal gibi şikayetler ortaya çıktığını anlatan Öztürk, bu şikayetlerin başlamasından kısa bir süre sonra kan trombosit sayısında azalma ve böbrek işlevlerinde bozulma görüldüğünü söyledi.
Öztürk, hastalığın çok hafif şikayetlerle seyredip kendiliğinden iyileşebileceği gibi, diyaliz gerektiren ciddi böbrek yetmezliğine de sebep olabileceğini vurguladı.
Hanta virüsünden ölüm oranının böbrek yetmezliği tipinde yüzde 15, kalp-akciğer sendromu tipinde ise yüzde 50 olduğuna dikkati çeken Öztürk, ''Ülkemizde şu ana kadar saptanan olguların hastalık bulguları daha iyi seyirli olan böbrek yetmezliği ile seyreden kanamalı ateş tablosu ile uyumlu olduğu ilgili hastaları izleyen uzmanlarca açıklanmıştır'' dedi.
Prof. Dr. Öztürk, bu virüsle oluşan hastalığın tedavisinde kesin etkili bir ilaç olmadığını, ağrı kesiciler, trombosit süspansiyonu, diyaliz, solunum desteği gibi şikayet giderici veya destek tedavilerin sağlanmasının önemli olduğunu belirtti.
Şüpheli klinik bulguları olan hastaların kan ve idrar örneklerinden hastalığın tespit edildiğini anlatan Öztürk, hastalığa karşı etkili aşı üretme çalışmalarının devam ettiğini ancak henüz koruyuculuğu kesin olarak kanıtlanmış bir aşının mevcut olmadığını sözlerine ekledi. Hanta virüsü taşıyan FARE haşeresinden kurtulmak için lütfen böcek ilaçlama şirketimizi arayarak ilaçlama yaptırınız.
Hava soluyan eklembacaklılar sınıfından olan böcekler dünya üzerinde 1 milyon türü olduğu tahmin edilmektedir.
Böcekler çok hızlı üreyip dünyanın her tarafına yayılmışlardır. Havada, karada ve suda serbest olarak yada insan ve hayvan üzerinden asalak olarak yaşamlarını sürdürürler.
Çeşitli hayat ve hava şartlarına göre vücut yapılarını geliştirmelerine rağmen vücut yapılarının ana bölümleri hepsinde aynıdır..
Böcekler baş göğüs ve karın olmak üzere vücutları 3 ana bölgeye ayrılır. Genel olarak 2 gözü vardır ve gözleri petek göz denen binlerce küçük gözün bir araya gelmesinden oluşur.
Böcekler zeka bakımından, ilkel hayvanlardan ve yumuşakçalardan biraz daha ileridedir özellikle arıları incelediğimizde bu özellik daha belirgin olmaktadır. Böcekler ile mücadele zor olduğundan sizde evinizde , iş yerinizde herhangi bir böcek ile karşılaştığınızda en etkili yöntem böcek ilaçlaması yaptırmaktır.
Biz böcek ilaçlama işini profesyonel ve sağlık bakanlığının verdiği garanti belgesi ile sizleri böceklerden kurtarıyoruz.
Omurgalı hayvanlar sınıfında yer alan canlıların başında gelen fareler, omurgalı bir hayvandır ve aynı zamanda memeli hayvanlar içinde incelenirler. Fare denilince akla küçük yapılı kemirgen hayvanlar gelir. Bu hayvanlar görünüş olarak insanlara çok itici görünürler. Fare, diğer haşerelerden farklı bir yapıya sahiptir ve vücutlarında iskelet sistemi vardır. Biyolojik olarak insanın gen yapısına en yakın olan canlı farelerdir. Fareler yapı ve şekil itibarı ile yaşadığı alana ve beslenmesine bağlı farklı boy ve yapıdadırlar...Tarlalara, ambarlara ve evlere dadanarak insanın besin kaynaklarına ortak olurlar. İnsan eliyle yapılmış korunaklı yapılarda yaşamayı yeğleyen birçok tür, depolanmış yiyecekleri tüketen, her çeşit gereci kemiren, hatta tifüs, veba gibi salgın hastalıkları taşıyabilen önemli zararlılardır. Doğada yaşayan ve kalabalık sürüler halinde bulunduklarında zaman zaman tarım ürünlerine büyük zararlar verebilir. Buna karşılık yiyecek bulamadıklarında evcil hayvanlara saldırırlar. Birçok yabanıl hayvanın en önemli besinlerinden biri olan fareler bu yönleriyle doğal dengeyi koruyan hayvanlar olarak da kabul edilir.Fare çok hızlı üreyebilen bir hayvandır ve çok hızlı kaçabilirler.Fare dünyadaki tüm kara parçalarına dağılmıştır.
Devamını oku...
Pireler, çok küçük canlılar olup kanatsız böceklerdir. Pire 1 – 10 mm boyundadır. Pire vücudu katmanlar şeklindedir ve çok sert bir yapıya sahiptir. Pirenin 6 bacağı olup bu bacaklar uzun ve tüylü olup bu bacaklar oldukça güçlüdür. Pire 30 cm uzaklığa sıçrayabilmektedir. Pire, insanların, memeli hayvanların ve kemirgen hayvanların kanını emerek ve türüne göre bitkilerin taze aksanlarını yiyerek beslenen canlılardır. Pire kanını emeceği konakçısının üstüne zıplayarak yapışır. Devamını oku...
Kene insan ve diğer birçok canlının kanıyla beslenen türüne göre zehirli ve zehirsiz olarak değişiklik gösteren parazittir. Kene canlısı vücut yapısı olarak çok küçük olup türüne göre gözleri olmayan ya da gözleri olan canlıdır. Kenenin vücut hizasından başlayıp vücudunun ortasında noktalanan 8 tane bacağı vardır. Kenenin beslendiği canlının üzerinde rahat bir şekilde sabit kalabilmesi için yaradılış itibariyle ayaklarının ucunda çengel ve vantuzları vardır.Kene ısırmaları özellikle son yıllarda insanların hayatlarını...Devamını oku...
Akrepler tehlikeli ve zehirli hayvanlar sınıfının bir üyesi olup, eklem bacaklı hayvanlar gurubu içinde incelenirler. Akreplerin vücut yapıları yaşadığı yere ve alana bağlı olarak değişir ve akreplerin yapıları diğer hayvanlardan farklıdır. Bu canlılar karada yaşayan ve dünyanın her kıtasında bulunan canlılardır. Akrep'in vücut yapısı çok dayanıklıdır ve bünyesi de çok sağlamdır. Akrebin vücudunun üst kısmı kitin denen çok sert bir maddeden oluşur. Bu kitinli kabuk ile akrep kendini dış etkenlerden ve tehlikelerden korur.Devamını oku...
Böcekler insanlar için her zaman sorun yaratmıştır.Böcek fiziksel olarak mide bulandırıcı olduğu gibi bir çok hastalığada davetiye çıkaran canlılardır. Dünyanın her yerinde ve milyonlarca çeşiti olan böceklerden kurtulmanın en etkili yolu böcek ilaçlama şirketleridir. Sibel ilaçlama böcek ilaçlama konusunda profesyonel ekibi, son teknoloji ürünleri ile 15 yılı aşkın zamandır sizlere hizmet vermektedir. Böcek ilaçlama işini kendine benimsemiş kadromuzla sağlık bakanlığı onaylı garanti belgemizle siz müşterilerimize kaliteli bir ilaçlama hizmeti sunuyoruz. İstanbul, izmir, Kocaeli illerinde her semtte aynı olan fiyatlarımız aynı zamanda bütcenize uygundur. Böcek ilaçlama yaptırmak için bizi arayın...Devamını oku...